Küçük yatırımcının eli yandı

Küçük yatırımcının eli yandı

Türkiye ekonomisi 2022 yılına büyük belirsizlikler ve soru işaretleri ile giriyor. Son alınan kararlar ışığında 2022’de Türkiye ekonomisinin durumunu değerlendiren Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Ekonomist Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, politika faizinin 4 ayda 500 baz puan indirilerek %14’e çekilmesiyle döviz kurlarının kontrolden çıktığını belirtti. Kozanoğlu 1994, 2001,2018 döviz krizlerine benzer biçimde kur artışının sürekli devam edeceği algısının, fiyatları ekonominin temellerinden kopardığı ve aşırı noktalara taşıdığını dile getirdi.

SORUNLAR AĞIRLAŞTI

18.3674 TL’yi aşan dolar kurunun, 20 Aralık’ta kur korumalı TL mevduat programının açıklanmasıyla bu kez serbest düşüşe geçtiğini ve trene en son atlayarak döviz alan amatör küçük yatırımcıların bir kez daha ellerinin yandığını söyledi.   Kozanoğlu, kronikleşen istihdamsız bir büyümenin ağır sosyal sorunları beraberinde getirdiğini belirterek, aşırı kredi genişlemesiyle insanların borçlandırılarak hızlı büyüme tablosunun yakalandığını belirtti. Kozanoğlu, en önemli sıçramanın kredi kartı bakiyelerinde gözlendiğini ve 2020 sonunda 200 milyar lira olan kredi kartı borçlarının ise 17 Aralık itibarıyla 288 milyar liraya çıktığına dikkat çekti.

Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu

KAPILAR KAPANABİLİR

ABD dolarının faiz artışı beklentisiyle güçlenme eğilimi, Covid-19 pandemisinin yeni dalgası gibi dış koşulların da olumsuzluğuna işaret eden Kozanoğlu, “Bu etmenlerin hepsi döviz kurunu oynatabilir ve ithal fiyatlarının artması/ihracat kapılarının kapanması kanallarıyla ekonomiyi olumsuz etkileyebilir” dedi.

İlk çeyrekte %35 enflasyon görülür

Kasım ayı itibarıyla tüketici fiyatlarının %21.31, üretici fiyatlarının ise %54.62 arttığını belirten Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, “Tüketici fiyatları enflasyonunun yılı %25’in üzerinde kapatması, 2022’nin ilk çeyreğinde %30-35 bandında seyretmesi beklenebilir” dedi. Kozanoğlu şöyle devam etti: “Ekonomi yönetiminin düşük faiz ısrarı kredi talebini besleyen temel unsurdur. Çünkü bireyler ve şirketler bir yandan elverişli kredi koşullarından yararlanmakta, bir yandan da yükselen enflasyona karşı korunmak için taleplerini öne çekmektedirler.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.