İstavrite doyuran balık av sezonu bitti

Balık sezonuna “vira bismillah” diyerek başlayan balıkçılar, gece-gündüz çalıştı ve Türkiye’yi balığa doyurdu. Hamsiden palamuda kadar birçok balığın tezgahlara sonra da sofralara gelmesini sağlayan balıkçılar için şimdi durma vakti.

İstanbul Şile’de balıkçılık yapan ve uzun yıllar su ürünleri kooperatifi başkanlığını yürüten Osman Sarı, neden bir av sezonun konduğunu, geçen sezonda hangi balıkların tutulduğunu, balıkçıların şimdi neler yapacağını ve toplumumuzdaki balık tüketim alışkanlıklarını anlattı.

İşte soru ve cevapla biten bir sezonun balıkçılık serüveni:

“Balık sezonu 1 Eylül’de başladı, 15 Nisan’da bitti”

Sezon ne zaman başladı, ne kadar sürdü?: Karadeniz’de 1 Nisan’da başlayan av sezonu 14 Nisan akşamında bitti. Yeni av sezonu ise Akdeniz hariç tüm denizlerde 1 Eylül’de, Akdeniz’de ise sezon ve avlanma sistemleri farkından dolayı 15 Eylül’de başlayacak.

 

“12 metrenin üzerinde endüstriyel balık avlayan tekneler yasaklı”

Yasaklanan tekneler hangileri ve avcılık hangi alanlarda devam edecek?: 2021-2022 dönemine ilişkin balıkçılık av sezonu yasağı, gırgır ve trol av araçlarıyla yapılan 12 metrenin üzerindeki endüstriyel tekneler için geçerli. 12 metrenin altındaki küçük tekne boyutlarında avcılık serbest.

“Geçtiğimiz sezonun balığı istavrit oldu”

Geçtiğimiz sezon hangi balıkları avlandı?: Biz Karadeniz’in ilk limanıyız. Marmara’dan göç eden palamut, torik, lüfer ve istavrit gibi balık türlerini avlıyoruz.

Eylülde ilk başladığımız zaman palamut, lüfer, torik ve istavrit avladık. Sonra palamut göç yollarını değiştirdiği için kendini kaybettirdi. Devamında lüfer ve istavrit yönünde avcılık yapıldı. Karadeniz’de İğne Ada mevkisinde ve Doğu Karadeniz’de hamsi avcılığı önce çok fazla yapıldı fakat hamsi geçişleri çok kısa sürdü. Sonra da son dönemde bizim olduğumuz bölgelerde mezgit ve kalkan yakaladık.

“Tayfalar mevsimlik işçi”

Av sezonu biten tekneler ve tayfalar şimdi ne yapacaklar?: Tayfalar mevsimlik işçi olarak çalışıyor. Çalışıyorlar ve memleketlerine dönüyorlar. Balıkçılık tarımın bir parçası. Tayfalar da sezon arasında kendi yörelerinde tarım işçisi olarak çalışmaya devam edecekler. Örneğin Ordu’dan gelenler fındık işçiliği yapacak. Manisa tarafından gelenler kavuk, karpuz ve zeytin ekecek. Ya da kendi bağ ve bahçeleri ile ilgilenecekler.

“Bu sezon palamut akını kısa sürdü”

Geçtiğimiz sezon bereketli oldu mu?: Bizim için sezon çok iyi geçmedi. Biz göçmen balıkları avlıyoruz ve palamudun göçü çok kısa sürdü. İstavrit ağırlıklı bir sezon avcılığı yaptık. Yılbaşında bir ara sezon yapıyoruz, yani tayfa değiştiriyoruz. Fakat bu yılbaşı akaryakıt maliyetleri çok yükseldiği için işi bıraktık ve çalışmadık.

“Mayın krizi zamanlama açısından balıkçılığı etkilemedi”

Mayın krizi balıkçılığı nasıl etkiledi?: Ukrayna’dan gelen mayınlar, akıntılar nedeniyle bizin bölgemize geçiş yaptı. En son üç gün önce Kefken Adası açıklarında bir mayın tespit edildi ve imha edildi. Bizim bölgemizde de gece avcılığı ve gece seyri yasaklandı. Ancak çok fazla etkilenmedik diyebiliriz. Çünkü bu dönem bizde gece avcılığı olmaz.

Gece avcılığında biz balığı iki şekilde avlarız. Birincisi yakamoz, ikincisi de radarlarla. Bu dönemde yakamoz avcılığı olmaz. Radar avcılığında da istavrit ve hamsi için yapılırdı, bu dönem o da olmadı. O nedenle mayınlardan çok etkilendik denemez.

“Av sezonu gelecek nesillerin bizim yediğimiz balıkları bulabilmesi için gerekli”

Av sezonu niçin konuyor?: Av yasaklarını Tarım ve Ormancılık Bakanlığı düzenliyor ve denetliyor. Balıkların nesillerinin devam etmesi için av yasakları gerekli. Gelecek nesiller de bizim yararlandığımız, yediğimiz balıkları yemeli. Fakat av yasaklarında zaman zaman yanlışlıklar, mevsimsel değişiklikler de oluyor. Bunları da göz önüne almak lazım. Nasıl insan hayatında çeşitli değişiklikler oluyorsa balığın da genlerinde göç yollarında değişmeler olduğu için bu av yasakları yeniden her yıl düzenlenmeli.

“Ülkemizde balık az tüketiliyor”

Toplumumuzdaki balık tüketim alışkanlığı nasıl?: İnsan hayatı için en sağlıklı besin doğal yollarla avlanmış balık. Fakat ne yazık ki bizim ülkemizde balık çok fazla yenmiyor. Türkiye’de bir kişi yılda 7,5-10 kilo balık tüketiyor. Almanya’da kişi başına 17-18 kilo balık düşüyor. İspanya’da 26 kilo ama bu sayı Japonya’da yılda 90 kiloyu buluyor. Bizim halkımızda balığa çok talep yok.

“Balık kokusu sağlıktır”

Biz artık apartman hayatına geçtiğimiz için evlerde balık pişirilmiyor. Balık koksun istenmiyor. En büyük örneği de benim. Bazen arkadaşlarımızla limanda ya da teknelerde balık ızgarası yapıyoruz. Bütün arkadaşlarımız geliyor ve yiyor ama hiçbiri bir kilo balık alıp evine götüremiyor. Hanımlar koku olacak diye evde balık istemiyor. Balık kokusu sağlıktır. Sağlıklı nesiller yetiştirebilmemiz için en sağlıklı gıda balıktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.